Passive Agressive

bazen her şey "olur böyle vakalar..."
Müge 16, hala ergen.

canbonomo:

Olmaz ya, oldu*

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Avuçlarının içinde bir uğultu. 
Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu. 
Ruhunda kara kalem bir desen. 
Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 
Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.
Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar. 
Oldu da çirkin uyandın 
Olmaz ya, oldu. 
Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze. 
Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.
Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 

Yanlış bir şey düşünme. 
Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,
Olmaz ya, oldu 
Sen ılık ol üşünme! 
Sen çirkin uyandıysan,
Dünya başka biçimdedir.
Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.
Sarhoşsam da söylerim; 
Ne olursa sözüm söz!

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.
Sen düzelene kadar o yatakta 
Yanında kimse yatmayacak. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Ne olursa sözüm söz!
Sen güzelene kadar o güneş,
 
O batıdan batmayacak…

yapası geliyor insanın,

Ah Hitler! bebegim seni ne yanlıs tanıtmısız dunyaya.

sanki tek sensin toplumları dinlerine göre katleden…

herkesin soyunda var orospu çocuklugu neden degişiyor sanıyorsun kıtalar arası mesafeler.

sen ve ben tekrar kavusalım diye mi, ah yok biz aynı kıtada beraber olamazken şimdi oradan oraya hop hop yapıp hoplayamayız(bkz: ben sizin babanızım ben ne dersem o olur)

en zayıf noktam göbek deligimdir, oraya ne gelse bir huylanma bir hıkırırıkıırırırı sesler cıkarma YAPMA LAAAN YAPMA diye ardından gelen haykırıslar.

insanlara ön yargılarımla yaklaşıp,onların duvarları birer birer yok etmesine bayılıyorum. çunku sonunda bir şey olursa suc bende degildi abi ben basta cok soguktum yaaa o yalancı diyebiliyorum mesela

he oturup böylesi derinlemesine düşünüyor muyum bende bilmiyorum

detaya inmemek gerek annem, detaya indikçe komplike beynimin verdiği kırmızı ışıklı bol siren sesli şeyleri yakalarsın senin de kafan gider.

aman sonra suç bana atılır yav bir hızın blogunu ohudum o gun bugundur felsefeye egilim verdim yhaaw dersin ben bir uzulurum bişey olur anladın mı beni? 

hehehehehe ben iyiyim ya valla bak sadece sıkıldım

he sıkılma kaynagımı bulsak da oradan fıskıran sıkıntı sularına sakız basarak ucunu kapatmayı denesek ne de şirin olur dimi …..

MUGE OZTURK

seni ruyamda görene kadar.

şaka şaka ruya falan görmedim salonda iki kişilik koltukta 1.74luk boyumla sıgmayı denemişim olmamış yere duşmuş bir bacagım öyle uyumusum 3 saat.

ulan kimse de gelip uyandırmamıs televizyon izlemeye devam etmiş ya ayıp be ayıp dedim. neyse işte uyandım baktım ergenlik sivilceleri falan bir sinirim bozuldu karnımın aclıgı geçti saate bir baktım 10 olmuş ulan dedim ne garip dunyasın, millet bu saatte uyumaya baslar ben kış uykusuna yatmış ayılar gibi yeni uyandım tövbe yarab dedim.

gittim 2 bardak çay bir de püskevit yedim. püskevitimin bir tanesini cayımın içinde kırılınca caydan da püskevitten de sogudum. lan ne gunluk havası verdi di mi bu? hahahaha olm bir de oturdun okuyosun lan. 

ama valla gercekten böyle oldu, bazıları hayal dunyamca abartılarak anlatılmıs olabilir ama yani fazla abartı göte girmez dimi sevgilim?

ah su gunlerde herkese sevgiliiim demekten ben sıkıldım, sevgili edinirsem İNŞALLAH YARAB AMİN ona sevgilim demeyecegim net. ııy leş leş işler vallahi git şimdi dönem ödevini hazırla 3 gibi de uyurum sonra yine 7.30da uyanıp yollara düşecegim.

ne çilekeş bir liseli hayatı degil mi yerim sizi patırcıklarla doluyum optum

Muge Ozturk

çok yorulduktan sonra çok az dinlenip tekrar yorulmak kadar tatlı bir şey yok sanırım. her geçen saniyemin boşluğundan şikayet etmeye tekrar basladım.

benim yeni bir şeye ihtiyacım var, sorun kişilerde degil

soyut yapılarda başlıyor

dontyoufeelwhatifeel:

sonuctabseyleryasadik:

aklimaestikce:

dsaasadqqreqwe

ŞIASHDJŞGLKDSFİJHSFGŞLKJDS

yine aynı yine aynı bir gün 

amma uzun oldu bunun baslıgı, hayatımda ilk ama ilk defa yazacagım bir şeyin başlığını daha konuyu belirlemeden yazdım.

hayatımda garip bir degişiklige giriştim istemsiz olarak, degişimi her zaman sevdigimi bilen bilir ya bu fazla uzun surdu, zorluyor artık.

ya da ben kendimi öylesi bir huzune kaptırdım ki degiştiğimi sanıyorum. aslında her gun bir parçam degişiyor orası gerçek ama biraz daha süratli olsa?

benim gibi doyumsuz birinin mutlu olması ihtimali her zaman zordur.

bencilliğimin doruklarındayım bu gunlerde. illa kendi mutlulugum illa kendi rahatlıgımı dusunur oldum. hayatımda ilk defa bencilleştiğimin bilincindeyim.

üşengeçliğimden geliyor buyuk harfle baslamamalarım.

biri olsa diyorum biri olsa da söyle bana etraflıca anlatsa hayatı ya da gelecekte neler yapabilecegimi.

basarısız oldukca geceye doğru sönen ısıklar gibi kapatıyorum umut kapılarını birer birer

ne olumsuz ne lanet biriymişim gibi duruyor degil mi?

bu yazıyı yazmadan 5 dakıka önce ANIRARAK GÜLÜYORDUM.

ironilerle doluyum, suan aklımdan hayatımın en salak en komik anlarına dair bir slayt geçiyor ama bunları yazıyorum.

arkadaslıklarımdan ve gecmisimden pismanlıklar duyuyorum ve bunları atlatamıyorum.

gecmis her gecen gun gelecegimden günleri alıyor sanki.

yok oluyorum gibi geliyor. hayatımda keşkelerim ve pişmanlıklarımın olmadıgına yemin edebilirim.

çunku her zaman sonunda rezil olacagımı bilsem bile içimde hiç birşeyin kalmasına izin vermedim.

karma inancım yoktur. eden bulur diyemem sabırsızımdır yapamam böyle beklemeli işleri.

benim işim çabucak halledilmeli ve net olmalı sonucu. çunku ya varsın ya da yoksundur.

bir orada bir burada kalan insandan da beni bu gibi duruma sokanlardan da nefret ederim açık ve net.

herkes bahanelerini bir kenara bırakıp sadece yalanları ya da dogrularıyla yasasa diyorum

kimin neler yaptıgı neden ilgilendiriyor bu kadar bizi? ben de onlardanım ön yargımın kölesiyim kabul ediyorum,

bende sizin gibi bir piçim.

Muge Ozturk

iyilik niyetinde bırakmamak kadar salaklık, zihniyet bozuklugu gerilemesi gibi özellikte ne olabilir?

üzülmesin diye kendini özgür kılamamak?

kim kimi üzmüyor ki bu devirde, sevmediğin yemeği annen yaptı diye yediğin oldu mu hiç senin?

sevdiğini zannettiğinde her şeyin bittiğini anlayamadıgında yasadıgın karmasayı kim açıklayabilir.

keske farkındalık denilen olgu, soyut ama zihnin en keskin kısmı olmasaydı, daha gelişmiş olabilme ihtimali varsa o da tercihler arasında yer alabilir.

geç farketmek mi, yoksa hiç farketmemek mi daha fazla uzer insanı?

ya da her halukarda uzulecegine eminsek bahsedilen kişinin, üzülsün aman banane yaa mı demeliyiz, günümüzde belki de geçmişimizde oldugu gibi.

geçmiş, geçmişin o salak anıları. nedensetek kötü dakıkamı hatırlamıyorum. o kadar geriye eskiye köşeye dibe sıkıstırdım ki herşeyi.

birine acılıp anlattıgımda, koz olarak kullanıp beni parçalamasına izin vermemeliydim.

farkındalıga ne oldu şimdi? ah insanoğlu, en sevdiği kişinin bile zayıflıgını çözdüğünde zihnine not eden aklına sokayım, bunun canını bir gun böyle yakabilirsin diyen o salak beyin işlevlerinin esiri olmuş saflıgından yoksun zihniyetine ne yapayım ben?

bir de huyum vardır; insanları tanıdıkca sogurum, gercek yuzlerini mi acarlar yoksa yakından aya bakmak gibi içleri delik deşik iğrencliklerle dolu oldugundan mı bilmem ama sogurum, yeni gelen her zaman daha cazip daha tercih edilesidir benim için

Muge Ozturk

camigrenon:

- zaman kavramına koyacağım. -

dün, özlem.

bugün, acı.

yarın, umut. 

buraya kadar herkes kabul etti mi?

tamam.

bugün özlediğin, yaşarken sadece acıydı.

acıyı özlüyorsun.

şuan daha acı öyleyse.

gittikçe batıyoruz yani.

ve bu durumda umut etmek rasyonel değil.

hiç değil. 

dün, bugün ve yarın yaşamaya değer değil.

- zaman kavramına koydum. -

(via sonsuzsevgilerimle)

annem geldi oturuyoduk, aksam arkadasımın dogum gunu partisi var gidebilir miyim dedim, tamam dedi.

hazırlanmaya basladım dus aldım cıktım falan böyle bir heyecan bastı içimi. 

giydim topukluyu, MİNİBUSE BİNDİM, şoföre bir ögrenci abi diye uzattım

universitelilere gecmiyor bacım dedi, bende liseliyim abi dedim. inanmadı, LİSELİ OLDUGUMA İNANMADI  uzunca bir süre bana aynadan kin dolu bakıslar attıktan sonra yola bakmaya devam etti.

Gideceğim yere geldim, arkadaslarımla bulustum ve biri dedi ki, Muge sen yaslansan böyle torunların olsa falan HAHAHAHAHA HAYAL EDMİYORUM ABİİİİİİ dedi.

o an hakaret mi etti naaptı anlamadım ama bir düşünmeye basladım.

Torunumun dogum gununde sarhoş olup, leopar desenli taytlar giysem nasıl olur dedim, fazla uçuk kaçık oldu diye dusunmeye basladım.

Moduma aykırı degil ama işte toplum baskısı naparsın.

Neyse siz de bir düşünün yahu böyle bir gelecek korkusu kapladı içimi

Hızlı, dolu yasadıktan sonra genc ölme fikrini biraz daha mı benimsedim ne oldu anlamasam da

Saclarım dökülmeye basladı.

Muge Ozturk

1 degil 2 degil 3 degil 4 degil tam 5 kavanoz bal 100 lira!

(via bendeniiz)